Laiklik Millidir

Laiklik Millidir kapağı
Künye
Yayımlayan
Cumhuriyet ve Birlik Hareketi
Tür
Tarih
Sayfa
11
Biçim
PDF, 1,3 MB

Aşağıdaki metin, yayının PDF sürümünden sayfa sayfa aktarılmıştır; yazım ve ifadeler özgün yayındaki gibidir. Her sayfanın altında o sayfanın özgün görseli yer alır.

Sayfa 1 / 11

Laiklik Millidir

Laikliğin Milli Kökeni

Selçuklu’dan Cumhuriyet’e

Bu sayfanın özgün görseliLaiklik Millidir, sayfa 1
Sayfa 2 / 11

Laiklik, Atatürk İlkeleri’nden birisidir. Laiklik kavramı Batı’dan alınmamış; Batı’ya bizden ilham olmuştur.

Bu durum tarihi belgeler ile sabit bir hakikattir. Bu yazıda bu hakikat sizlere belgeler ile anlatılacaktır.

Normal şartlarda TTK, ADD ya da CHP gibi kurumların bu meseleyi duyurması ve üzerine çalışması gerekmekte. Ancak Türkiye normal şartların dışına çıkalı çok oluyor.

Türk gençliğinin fertleri olarak bu görevi de çekinmeden üstleniriz.

Bu sayfanın özgün görseliLaiklik Millidir, sayfa 2
Sayfa 3 / 11

Atatürk’ün Kendi Yazısı

Tuğrul zamanında İslam âleminin idaresi resmen Türklere verilmiş oluyordu. Bütün Müslüman dünyası bir kül(bütün) kabul olunuyordu. Tuğrul, dinî riyaseti(reisliği) kabul etmedi. Laik bir devlet reisi kalmayı tercih etti. Unvanı Sultan-ı İslam oldu; dinî riyasette(reislikte) Halifeyi bıraktı. Bu dinî riyasetin kaldırılmaması hatasının sonraları bütün Türk tarihinde acı ve yıkıcı akisleri görülmüştür. [1]Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı. Türk Tarihi Yazıları. Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2008.

Bu sayfanın özgün görseliLaiklik Millidir, sayfa 3
Sayfa 4 / 11

Atatürk’ün notlarında gördüğümüz gibi Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucusu ve ilk yöneticisi olan Tuğrul Bey laik bir yönetim tercih etmiş.

Tuğrul Bey’in bu tercihi ne zaman ve hangi şartlarda yaptığına az sonra geleceğiz. Ancak önce bazı ek bilgiler daha verelim.

François Marie Arouet Voltaire

Fransız Devrimi’nin fikir önderlerinden olan Voltaire bile bu konuyu yazılarına taşımıştı.

Yani ortada ne laiklik kavramı ne de Fransız Devrimi yokken devrimin fikir babalarından biri olan Voltaire bu konuyu yazıyor.

Bu sayfanın özgün görseliLaiklik Millidir, sayfa 4
Sayfa 5 / 11

The works of Voltaire: A contemporary version (Vol. 25)

Sayfa 86

Voltaire bunu kaç yılında yazdı? 1700'ler, Fransız Devrimi’ne kaç sene var? 39

“Tuğrul-Bey ya da Ertuğrul Bey, ondan Osmanlı soyunun türediğini söylerler. Neredeyse imparatorların Roma’ya girdikleri gibi Bağdat’a girdi; halife Kâim Biemrillah, onun ayakları önüne kapanırken hem şahsının hem de başkentinin egemenliğini ele geçirdi; sonra onu atının dizginlerinden tutarak sarayına götürdü. (...)(Tuğrul Bey) iktidarını sağlamlaştırdı ve halifeye cuma günleri camide namazların başlatılması görevi ile, kendilerini hükümdar sayan bütün Müslüman ‘zorbalara’(Voltaire’nin kendi söylemidir.) onların egemenliklerini resmen tanıma gibisinden göstermelik bir onur dışında hiçbir şey bırakmadı.” [2]

Tuğrul Bey, halife Kâim Biemrillah’ın dini görevler haricindeki idarî görevlerini kendinde topluyor.

Bu sayfanın özgün görseliLaiklik Millidir, sayfa 5
Sayfa 6 / 11

Tuğrul Bey, Abbasileri ve Halife Kaim Biemrillah’ı Büveyhiler’in baskısı ve tacizinden kurtarmıştı. Halife’nin Tuğrul Bey’in egemenliğine girmesinin sebebi buydu. Büveyhilerin dışında hem doğuda hem batıda sünnilik dışında başka eğilimlere sahip oluşumlara karşı ehl-i sünnet olan Abbasiler, Türkler tarafından kurtarılmıştı.

Bu sayfanın özgün görseliLaiklik Millidir, sayfa 6
Sayfa 7 / 11

Bu olayı başka kaynaklardan da doğrulayalım.

Joseph de Guignes, Histoire générale des Huns, des Turcs, des Mogols, et des autres Tartares occidentaux, Tome II, Paris: Desaint & Saillant, 1756, s. 198.

Sayfa 198

“(...)(Tuğrul Bey) Halife’nin elini iki kez öptü. Kâim bi-Emrillah ona ikinci bir kılıç daha hediye etti ve her ikisini de onun kemerine taktı; bu, iki devletin hâkimiyetini ona tevdi etmenin bir işaretiydi. Ardından onu, “Doğu’nun ve Batı’nın Hükümdarı” diye ilan ettiler.
İşte Halife, böylelikle kendisine bir efendi tayin etmiş oluyordu. Eskiden beri bir Emîrü’l-Ümerâ yahut İmparatorluğun Başkumandanı unvanıyla bir makam oluşturulmuş olduğundan, Halifeler kendi yetkilerinin tamamını bu memurun lehine bırakmaya alışmışlardı. Böylece adeta bir nevi maaşa mahkûm edilmiş, yetkileri ellerinden alınmış hâlde, sadece halkın kendilerine dinin yüce önderi ve Müslümanların ruhani reisi sıfatıyla gösterdiği hürmetle yetinir olmuşlardı.” [3]

Yukarıdaki bu satırlar ise ünlü Fransız tarihçi Joseph de Guignes’in kitabından.

Bu kitapla Fransız Devrimi arasında 27 yıl var.

Bu sayfanın özgün görseliLaiklik Millidir, sayfa 7
Sayfa 8 / 11

Joseph de Guignes’in bu kitabı aynı zamanda Atatürk’ün okuduğu kitaplar listesinde de mevcut. [4]

Özellikle Selçuklulardan Sultan Tuğrul, Bağdat’a geldi ve Halîfe’ye “Din işleri senin gözetimindedir, dünya işleri bize havale edilmiştir” dedi.Halil İnalcık [5]
Bu sayfanın özgün görseliLaiklik Millidir, sayfa 8
Sayfa 9 / 11

İbnü’l-Cevzî, Ebü’l-Ferec Abdurrahman b. Ali b. Muhammed. el-Muntaẓam fī Tārīḫ al-Mulūk wa’l-Umam. Cilt 16, s. 19.

“Allah Teâlâ, idaresine verdiği bütün memleketlerin yönetimini ve bu topraklardaki kullarını gözetme (sorumluluğunu) sana vermiştir. O halde Allah'tan kork.” [6]Halife Kaim Biemrillah

Yazım Tarihi 1201

Bu sayfanın özgün görseliLaiklik Millidir, sayfa 9
Sayfa 10 / 11

Osman Turan Selçuklular Tarihi ve Türk-İslâm Medeniyeti. İkinci Baskı, s. 93.

“Halifeye yıllık 50.000 dinar para(...) tahsis etti.” [7]
“Halifeye de dinî otoritesi ötesinde bir hakimiyet hakkı tanınmadı.”

SONUÇ

Fransız Devriminden 40-50 yıl önce devrimin fikir önderleri yazılarında Tuğrul Bey örneğini veriyor. Türk Devrimi’nin mimarı Atatürk, Tuğrul Bey’i örnek gösteriyor. Halil İnalcık, Guignes gibi önemli tarihçiler olayı doğruluyor. Arap tarihçilerin yaklaşık 900 yıl önce yazdığı tarihî belgeler olayı doğruluyor.

Resmen laiklik kavramı henüz hiçbir yerde olmadığı halde Tuğrul Bey’in pratikte laiklik uyguladığını yani din ve devlet işlerini birbirinden ayırt ettiğini görüyoruz.

Buna ek olarak laiklik resmen bizim anayasamıza 1937'de girmişken Fransa’nın anayasasına 1946'da girmiştir.

Tüm bu bulgular bir araya getirildiği zaman laiklik müessesinin Türk Milleti’nin tarihinden esinlenilen bir olgu olduğunu söylemek yanlış olmaz. Fransız Devrimi öncesinde fikir önderleri ve tarihçiler Tuğrul Bey örneğini konuşup tartışmışlardır.

Bu sayfanın özgün görseliLaiklik Millidir, sayfa 10
Sayfa 11 / 11
“Türkiye bir maymun değildir. Hiçbir milleti taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne Batılılaşacaktır. O, sadece özleşecektir.”Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.299.
Bu sayfanın özgün görseliLaiklik Millidir, sayfa 11