- Yayımlayan
- Cumhuriyet ve Birlik Hareketi
- Tür
- Süngü Dergisi
- Sayı
- 1. sayı
- Tarih
- 5 Ocak 2024
- Sayfa
- 11
- Biçim
- PDF, 4,4 MB
Aşağıdaki metin, yayının PDF sürümünden sayfa sayfa aktarılmıştır; yazım ve ifadeler özgün yayındaki gibidir. Her sayfanın altında o sayfanın özgün görseli yer alır.
SÜNGÜ
"Bu dergi, belirli bir maksat gözetilerek hazırlanmıştır."
1. baskı
Bu sayfanın özgün görseli

Önsöz
Bu metin, Yüce Türk Milleti’ne hitaben, milletin fertlerince yazılmıştır. Metnin maksadı, Türk Milleti’nin farkındalığını bir nebze dahi olsa arttırmaktır. Hedef kitle tüm toplum olduğundan dolayı ağır ve resmi bir dil kullanılmayacak, kullanılan kavramlar ise gereksiz karmaşıklaştırılmayacaktır. Derginin ismi Süngü, yazarı ise Cumhuriyet ve Birlik Hareketi’dir. Hareketimiz yeni ve aynı zamanda canlıdır. Hedefi, gelecekte meydana gelebilecek toplumsal ayrılıkları önlemeye çabalamak, medeniyetimizi hatırlatmak ve onda yükselmektir. Bu sayıda ise birlik olmanın önemine ve benzer bazı başka konular üzerinde durulacaktır. Bundan sonra çıkacak olan sayıları da okumak ister ama bulamazsanız, lütfen iletişime geçiniz. Ücret talep etmeksizin göndermeye çalışacağız. Herhangi bir kâr amacı gütmüyoruz, Türk Milleti’nin farkındalığının artması bizim için en büyük kârdır.
Cumhuriyet ve Birlik Hareketi
05.01.2024
Bu sayfanın özgün görseli

Birlik ve Beraberlik
2023 yılında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, iktidar destekçisi olan bazı vatandaşlar, ‘’İyi ki kaybettiler, yoksa bize kim bilir neler yaparlardı...’’ gibi söylemlerde bulundular. Bu söylemde bulunan insanlar hükumette bizzat yetkili olan değil, sıradan vatandaşlardı. Bu durum her nedense kimsenin dikkatini layığıyla çekmedi. Bu söylem halkın birlik ve bütünlüğünün içten içe paramparça olduğu, bunun gelecekte meydana sert bir şekilde çıkabileceği anlamına gelir. Hele ki ülkemizde milyonlarca mülteci varken, doğumuzda bir terör devleti kurulmaya çalışılırken vatandaşların birbirine böyle yaklaşması, vatandaş ve vatanımızdan ziyade dışarıdaki güçlerin işine gelir. Muhalif vatandaşlar, iktidar destekçisi olan vatandaşları sığ düşünmekle suçlarken, bir çok önemli noktayı görmüyorlar. Bu noktalara ileriki sayfalarda değineceğiz fakat seçmen hain olamaz. Bu hakikati tüm vatandaşların kabul etmesi gerekir. Belki partiler pis işlere bulaşabilir, ama saf seçmen hainlikle suçlanamaz. Bahsettiğimiz seçmen, saf seçmendir. Bulaşılan pislikten bir çıkarı olan seçmen değil, onlar başka.
Bu sayfanın özgün görseli

(Kılıçdaroğlu’nun 2019 yılında şehit cenazesi ziyaretinde saldırıya uğraması)
Örnek vererek anlatmakta fayda var, birisi çıkıp ‘’Soğan ekmek yeriz ama ondan vazgeçmeyiz.’’ diyor, muhalifler ise bu kişiyle dalga geçiyorlar. Bizler de muhalifiz. Ancak şimdi oturup düşünelim, yukarıdaki söylemle aynı hislerde bulunan bir çok vatandaşımız var. Soğan ekmek yemeye bile razılar, acaba bu vatandaşlar hain mi? Hain olmadıkları aşikar, hain dediğin hainliği karşılığında lüks yaşamlar sürerler, şatafatlı yaşarlar. Ama bu vatandaşlar soğan ekmekten bahsediyor. Düşünsenize, ana muhalefet partisi, HDP gibi bir oluşumla yan yana geliyor, olmadık rezilliklere düşüyor. Bu rezilliklerin kasten yapıldığı düşüncesindeyiz, aynı zamanda bu rezillikler televizyonlarda medya ile halka gösteriliyor. Sadece gösterilmekle kalınmıyor. Bunu rezilliklerden gem vuran söylemler yapılıyor, işin içine dini hassasiyetler katılıyor. Bunca şeye maruz kalan iyi niyetli vatandaşlarımız ise doğal olarak vatana hizmet ettiklerini sanıyorlar. Muhalifler olarak yeni bakış açıları, yeni fikirler ve çözümler ortaya koymadıkça hiçbir şey elde edemeyiz. Sizlere bir başka bakış açısı sunmak isteriz; Milli Mücadele döneminde katırını bağışlayan halkın psikolojisi ile soğan ekmek yediği halde seçiminden vazgeçmeyeceğini söyleyen kişilerin psikolojisi aynıdır. Halk aynı halktır. Ancak, günümüzde Türk Milletinin bu kutsal fedakarlığı malum oluşumlarca kötüye kullanılmaktadır.
Bu sayfanın özgün görseli

ZAYIF VE ACİZ MUHALEFET
Önceki sayfalarda belirttiğimiz hususları yani milletimizin neden böyle seçim yaptığına dair olan tespitlerimizi dahi tespit edemeyen, etse dahi doğru düzgün harekete geçemeyen bu partilerden hala bir şey beklemek salakça değil midir? CHP bu sene 1.892.000.000 lira, IYI parti ise 722.000.000 lira hazine yardımı aldı.¹ Diğer partiler de yüksek sayıda yardım aldılar. Bu işin daha bağış kısmı var, bunlar sadece hazine yardımları. Bu paralarla yapılan iş nedir? Ofis tutup koltuklarda kalça büyütmek mi!? Ağızlarından Türk kelimesi çıkmaz olmuş bu ‘muhalifler’ gerçekten muhalif midir? Karakteri ve zekası yüksek olan Türk Milleti bu durumu kavrayacak muhakemesini yitirdi mi? Yitirmeyenler neden tepkisiz? Tepkiden kastımız sosyal medya köşelerinde zırlamak değil. Ortalığı karıştırmak da değil elbette örneğin toplum aydınlatılmaya çalışılabilir, yeni hareketler kurulabilir. Yapılacak onca şey varken biz ne yapıyoruz da galip gelmeyi bekliyoruz? Kusura bakmayın ama tüm sorumluluğumuzu takım elbiseli beceriksizlere yüklersek tabii ki bir şey başaramayız. Özellikle gençler olarak bir araya gelip yeni bir hareket başlatmalıyız. Bu hareket diğer yavaş ve cansız hareketlere benzememeli. Bu hareket günümüzdeki tüm hareketlerden farklı, aktif ve her zaman ilerleyiş içerisinde olmalıdır.
BECERİKSİZ
BECERİKSİZ
Bu sayfanın özgün görseli

Zayıf ve Aciz Muhalefet
Bir de utanmadan, ‘’Siz gizlice muhalefeti zayıflatmaya çalışıyorsunuz!’’ gibi akıl dışı ithamlarda bulunan zatlar oluyor. Yahu sizler 22 yıldır sayısız hata yapmış bir iktidara karşı defalarca malup oluyorsunuz sorun yok ama biz tüm muhaliflere öz eleştiri yapınca sorun mu oluyor? Bu sadece CHP ile alakalı bir sorun değil, tüm partiler aynı durumda. Halkla doğru düzgün iletişim bile kuran yok. Arkasına on tane takım elbiseli adam alıp önlerine geçmiş, halkla ayak üstü iki dakika konuşup geçiyor. Bir de sosyal medyada utanmadan bilmem nerenin halkıyla konuşmalar yaptık diye paylaşıyorlar. Bu bahsettiğimiz örneği kafanızda betimleyin, her siyasetçinin bunu yaptığını fark edeceksiniz. Halkla öyle iletişim kurulmaz. Örneğin bu dergiyi biz her görüşten insanla paylaşma azminde olacağız. Bir bir fikirleri alıp gerekirse saatlerce konuşacağız. Şuan için ufak bir öğrenci grubuyuz ancak ona rağmen zararına kendi yol paramızdan¹ kesip bu dergiye koyacağız. Örgütleneceğiz, onların milyar liralar ile yapamadıkları işleri çalışkanlığımızda halledeceğiz. Bu işi de öyle boş vaktimizde değil, hayatımızı bunun üzerine kurarak yapacağız.
Seçim döneminde muhalifler nasıl Atatürkçüydü, nasıl vatanseverdi. Sandıkları falan koruyorduk, ne oldu şimdi, sosyal medyada görüyorsunuz. Herkes başka bir ülkeye gitme derdine düşmüş. Ekonomi kötü bir duruma düşmese belki dönüp bakmayacaksınız siyasete, Türklük ne hale gelmiş, kültürümüz ne hale gelmiş diyen yok. Diyen varsa da demekle yetiniyor, biz diyoruz ki yeni bir şey ortaya koyalım, Türklüğü yükseltelim. Millete, Türk Milleti olduğunu, tarihte neler yaptığını hatırlatalım. Bunun için öyle milyar dolarlara da gerek yoktur, çalışkan Türk gençleri onların hayallerinin ulaşamayacağı işler yapabilir.
Bu sayfanın özgün görseli

Biz Kimiz?
Biz şuan için yeni ama bir o kadar da canlı bir hareketiz. Her zaman ilerleme ve genişleme gayesi içindeyiz. Fedakâr ve çalışkan Türk Gençleri’nin katılımı ile daha da büyüyeceğiz. Diğer tüm hareketlerden farklı bir konsept ve çalışma ortaya koymak istiyoruz. Hiçbir siyasi oluşumu beğenmeyen, ama beğenmeyip sitem etmekle kalmayıp yeni bir oluşum ortaya koyan gençleriz. Çalışkanlık ise hareketimizin esasıdır. Maksadımız Yüce Türk Milleti’ne büyük tarihi vasfını hatırlatmak, milletimize yeni bakış açıları kazandırmak, günümüzdeki hiçbir siyasinin Türk Devleti’ni yönetmeye layık olmadığını kanıtlamaktır. Şuan için yeni olan bu oluşum bunları ne pahasına olursa olsun başaracaktır.
Simgemizin Anlamı
Soldaki hilal: Türk Devleti’ni temsil eder. Halihazırdaki Türk Bayrağı’ndaki hilaldir.
Yıldız: Türk Devleti ve Türk Milleti için kutsal olan, vatan, kültür, medeniyet, cumhuriyet, Türklük gibi kavramların hepsini temsil eder.
Sağdaki hilal: Bu yeni eklenen hilal ise hareketimizi temsil eder, açıkta kalan yıldızı, müdafaa eder, onu dışarıdan gelen her türlü tehlikeye karşı korumaya çalışır. Ayrıca simge ters sekize, yani sonsuzluk anlamına gelen ∞ işaretine benzer. Bu da hareketin ve bu fikirlerin ebediyen var olacağı anlamına gelir.
Bu sayfanın özgün görseli

Biz Kimiz?
Bursa Nutku’nda bahsedilen gençleriz.
Bursa Nutku
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır.” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir.” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek.” Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.’’ İşte, benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği.Mustafa Kemal Atatürk
İstenilen Türk Gençliği buyken, hangimiz bu minvalde yaşıyoruz? Fırsat bulduğumuzda iki üç muhalif söylemde bulunup yetiniyoruz.² Bununla bir şey elde edebileceğimizi bekliyorsak ne yazık halimize. Hele Türkiye’den ayrılmak için her şeyi yapan kesim, onlara hiç değinmiyoruz bile. Son derece zavallıca bir davranış. İstenilen Türk Gençliği bu değildi…
Bu sayfanın özgün görseli

‘’Millet sevgisi kadar büyük mükâfat yoktur.’’Mustafa Kemal Atatürk
Günümüzdeki Türkçüler ve Türkçülük
Evvela Türkçüyüz, ancak Türkçü deyince toplumun aklına gelen görüntü maalesef itici bir görüntüdür. Bunun neden böyle olduğuna dair bazı düşüncelerimizi belirtmek isteriz. Bizim aklımıza Türkçü denince fert donanımlı bir ferttir. Sanata dair, bilime dair, insanlığa dair temel bir birikimi vardır. Kendini Türk bilir, tarihi medeniyetinin büyüklüğünü bilir ve bununla iftihar eder. Gereksiz kabalıklar etmez, en büyük derdi vatana millete ne katacağıdır. Atalarını sevip saymakla kalmaz, onlarla dostane bir rekabet içine girmek ister. Hem kendini hem milletini geliştirmek ister.
Ancak gelin görün ki bugün Türkçü denildiği zaman akla böyle insanlar gelmiyor, siyah palto giyen, bıyık bırakan, sokakta gereksiz yere bağıran, kabalığı Türklük sanan insanlar akla geliyor. Biz Türkçüler evvela herkesten daha nazik olmalı, Türkçülüğümüzü palto giyerek yahut bıyık bırakarak değil, vatana millete bıraktığımız armağanlarla göstermeliyiz. Bunun dışındaki her şey teferruattır ve işlevsizdir. Sanatta geriledik, bilimde geriledik, kültürde çöküş yaşıyoruz. Bunlar üzerine çalışmamız gerek. Yeni bir yol çizmek, yahut halihazırdaki yolları tamir etmemiz gerek. Yahu on yıllardır içimizden büyük Türkçü dahi çıkmamış. Kendimizi geliştirmeli, bir araya gelmeliyiz. Atalarımız sadece atalarını överek yaşamadılar, ata oldular. Şunu da eklemek gerek, Türk dediğimiz etinde kemiğinde Türk geni olan değil, kafasında Türk beyni olandır. Aidiyet esastır. Bunun dışındaki ‘’Türkçülük’’ akımları en başta toplumsal ayrışmalara sebep olarak Türk Devleti’ni sarsabilir. Milliyetçiliği bu minvalde yaparız.
Bu sayfanın özgün görseli

‘’ Ne mutlu Türk’üm diyene.’’Mustafa Kemal Atatürk
Günümüzdeki Türkçüler ve Türkçülük
Bununla beraber Türkçülük gibi yüksek bir düşünceyi belli kavramlar içerisine sıkıştırıp ona en büyük zararı vermekten kaçınırız. Önceki sayfada bahsi geçen palto, bıyık, bozkurt işareti gibi kavramlara sıkışmış olan Türkçülüğü oradan kurtarıp, bilime, sanata ve onu gerçekten geliştirecek yerlere koymayı hedefleriz. Bunu hedeflerken oturduğumuz yerden hedefleyip geçmeyiz, bu konuda bireysel dahi çalışır, kendimizi geliştiririz. Eğer tek Türk siz olsaydınız uygun bir Türk modeli çizebilir miydiniz? Çizemedikten sonra Türkçü olmanın ne anlamı var? Elbette var, fakat yeterli görülmemeli. Türk Milleti ve Devleti şuan hak ettiği yerde midir? Bu sorular sizlerin de kafasını kemirmiyorsa tüm gün, ne anlamı kaldı Türkçülüğün? Madem Türkçüyüz, hakkını vermek gerekir.
Seni Türk yapan, milletin için olan çabandır,
Senin Türklüğün kısa bir andır!
Türküm diye kendini kandır!
Ne yeni bir fikrin vardır ne savaşın,
Yerinde durmaz olmuş buruşuk kıçınla başın!
Bir kaset midir sebebi bunca telaşın?
Bu sayfanın özgün görseli

Bitiş
Bu dergimizin ilk sayısıdır. Elbette gözden kaçmış kusurlar olabilir. Böyle hususlar hakkında yahut herhangi olumlu olumsuz fikri geri dönüş için bize ulaşabilirsiniz. Karşıt görüşte olsanız bile tartışmaktan keyif alırız.
Şuan bu dergiyi muhtemelen bir resim üzerinden yahut çevrimiçi bir döküm olarak okuyorsunuz. Eğer elinize kağıt olarak geçmişse ne mutlu. Baskı fiyatları maalesef çok yüksek. Şuan bunu karşılayamıyoruz eğer kağıt olarak okuyorsanız bu derginin birleştirilmiş renkli çıktılardan ibaret olduğunu fark etmişsinizdir. Destek olmak amaçlı dergimizi sembolik bir ücret karşılığında satın alabilirsiniz.
Bundan sonraki sayılarda siyasal islam gibi daha hassas konuları ele almayı planlıyoruz. www.cumhuriyetvebirlik.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.
Kaynakça ve Not
1: https://www.politikyol.com/siyasi-partilerin-2024te-alacagi-secim-yardimi-miktarlari-belli-oldu/
2: Bursa Nutku’ndaki gençleriz ancak Bursa Nutku’nda geçen ‘’ Elle, taşla, sopa ve silahla…’’ söylemindeki silah taş ve sopayı kast etmiyoruz. Bu nutuk aşağı yukarı 90 yıl önce dile getirildi. Günümüz şartlarında söylevlerimiz ve çalışkanlığımız ile bunu yapacağız. Taş silah ve sopa ile değil. Kimsenin yanlış anlamasını istemeyiz.
Bu sayfanın özgün görseli
